Üniversite de Başarıyı Yakalama İpuçları

Üniversite yılları kariyerimizi şekillendirmesi bakımından hayatımızda çok önemli dönüm noktalarından sadece biridir.Mesela google kurucuları Sergey Brin ve Larry Page üniversite yıllarında google u kurmuşlar, yine aynı şekilde Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’ın üniversite yıllarında okulda kızları tavlamak için kurduğu facebook da örnek verilebilir.Bu örnekler üniversite yıllarında başarıya gidenlere verilen en bilinen örnekler .Aslında daha bir çok örnek var.Ancak ben bu yazımda üniversiye yıllarında başarıya giden adımları anlatmayı düşünüyorum.

Tabi başarıya giden yolda illa üniversiteli mi olmak gerekiyor? sorusu aklınıza gelebilir.Aslında bunun cevabı hayır çünkü üniversite yılları yukarıdada belirttiğim gibi sadece hayatımızdaki dönüm noktalarından biri.

Üniversite’nin sadece okula gidip gelmek, derslere girmek, sınavlara çalışmak vs olmadığının farkına varmayalız.Hani şu kanı olmamalı, Lise’de nasıl derslere çalıştıysam ve başarılı olduysam, üniversitede derslere çalışırım, verilen ödevleri yaparım, okuluma gelip gider, dersleri kaçırmazsam ve ortalamamı çok iyi yaparsam yine başarıya ulaşırım ve iyi bir şirkette çalışmaya başlarım şeklinde düşünmemelisiniz üniversiteyi. Çünkü üniversite yılları yaşadığınız lise hayatından çok daha farklı. Çok daha büyük ortamı olan, çok daha kozmopolitan bir yer.Ve bu kadar büyük ortamda çok fazla rakibiniz olacaktır.Rakiplerinizle yarışabilmek ya da onları geçebilmek için ne yapmanız gerekir onlardan bahsetmek istiyorum.

1-) Üniversite’ye kazandınız ve o kapıdan içeri girdiniz diyelim. Üniversite gibi sosyal bir ortamda ilk yapmanız gereken şey biraz üniversite ortamını soluduktan sonra hemen ilgi alanıza göre kulüp bulup kaydınızı yaptırmak.Kulüpler üniversite yıllarında faal olarak çalışabileceğiniz ortamlara girip çıkabileceğiniz bir çok kişiyle tanışabileceğiniz bir yer.Sadece kulüp üyeliği mi? Tabi ki hayır hedefinizi büyük tutun. Ve kulüp yönetiminde yer almaya çalışın. Bunun için yapmanız gereken kulübe girdikten sonra çok etkin olarak kulüp çalışmalarında görev almak ve orda diğer kişilerle yani kulüp üyeleriyle arayı iyi tutmak. Çünkü çoğu kulüp yönetimleri sadece 1 yıl görev yapar ve daha sonra genel seçimler olur ve kulüp üyelerinin oylarıyla yeni kulüp başkanı seçilir.Yani siz 1.yıl bir kulübe girip faal olarak çalışır ve ortamınızı kurarsanız emin olun kulüp yönetimine girebilirsiniz.Peki kulüp yönetimi neden bu kadar önemli ki?

Üniversitenin sadece gidip gelmek olmadığını yukarda bahsettim. Ve üniversitenin kariyerimizde önemli bir dönüm noktası olduğunuda biliyoruz. İşte kulüpler de bu noktada öne çıkıp kendini gösteriyor.Kulüp de yer almak sosyal ortamlara girip yeni kişilerle tanışmanız, arkadaşlıklar edinip farklı kişilerle tanışmanız bakımından çok önemli.Kulüp etkinlerini kaçırmazsanız , kulübün düzenlediği seminerlere, söyleşilere katılırsanız vizyonunuz gelişecektir.Ayrıca kulüp yönetiminder yer almanız demek firmalarla bağlantıya geçmeniz anlamana gelir ki üniversite döneminde bir çok firmayla görüşmüş ve onları tanımış olursunuz.Bu da üniversiteyi bitirdiğinizde size çok büyük artısı olan bir süreçtir.

2-) Gönüllü olarak bir yerde çalışın.Neden zamanımı harcayıp bedavaya çalışıyım ki diye düşüyorsanız olaya farklı bir yerden bakmayı deneyin.Artık Firmalar için iş başvurularında sadece üniversiteniz ya da not ortalamanız, işe alım sürecinde tek başına yeterli olmuyor.Firmalar üniversite yıllarında hiç bir ücret talep etmeden, sosyal sorumluluk projelerinde yer alıp almadığınıza bakıyor.Çünkü gönüllü çalışmanız firmalara sizinle ilgili çok önemli bilgiler veriyor.İşinizi sevip sevmediğinizi, sabrınızı, güvenirliliğinizi, sosyal duyarlılığınızı, insanlarla iletişiminizi, dünyaya bakış açınızı vs gibi bir çok özelliğinizi aslında firmalara belli etmiş oluyorsunuz.Aslında hepimiz yaşamımızda bir şekilde gönüllü olarak bir şeyler yapmışızdır.Mesela komşunuzun çoçuğuna ücretsiz ders vermiş olabilirsiniz, arkadaşlarınızın projelerine yardım ediyor olabilirsiniz vs . Ama ben size bu şekilde gönüllükden bahsetmiyorum. Aslında bu saydıklarımız tam olarak gönüllük sayılmaz.Çünkü gönüllük demek düzenli bir çalışmanın sonucunda hiç bir ücret talep etmeden gerek duyulduğunda zaman ayırabileceğimiz bir yükümlülük aslında.Örneğin; TEMA, TEGV, AKUT, Bilgi Evler, Marifetli Hanımlar, Rotary gibi bir çok gönüllü çalışabileceğiniz sivil toplum kuruluşları mevcut. Yine kendi araştırmalarınız sonucunda bir çok stk da bulabilirsiniz.

3-) Part-Time Çalışın. Üniversite çoğumuz için aslında ayrılık zamanıdır.Yakınımızdaki İlkokul yada Lise ye gitmek gibi değildir üniversite. Hayalinizdeki üniversite nerediyse oraya gitme zamanıdır aslında. Bambaşka bir hayat, Farklı insanlar, Farklı kültür, Farklı yer, Sorumluluk ve tek başınıza yaşam mücadesi vermek ve ya en genel tabiriyle ayaklarınız üzerinde durma zamanıdır üniversite yılları. Ya yurtta kalırsınız ya da ev kiralarsınız. Ancak hangisi seçerseniz seçin karnınızı doyurmak için ya da okul masraflarınızı karşılamak için birşeyler yapma vakti gelmiştir.. Gittiğiniz yerin mutlaka tarihi yerleri ya da güzel yerleri vardır . Bunlardan mahrum kalmak ister misiniz? . Peki ya tiyatro, sinema ? Evde kalıyorsanız bide elektrik, su, doğalgaz faturası eklenirse? . Yaşamın zorluklarıyla yüzleşmeye başlarsınız aslında. Bi an için pes etmeyi düşünürsünüz belki, aile yanında güzel güzel yaşamak varken burda neden eziyet çekeyim dersiniz. Ya aileniz zengindir sizi kendi yanında bir üniversiteye paralı yollar, ya da siz çok çalışıp ailenizin yanına gelmek için uğraşırsınız.

Ama yetişkin bir birey olarak orda kalıp bunlarla başa çıkmak isterseniz o zaman çalışmanız gerekmektedir.Okurken çalışmak mı? Lise’de hiç böle bişey yapmadım ki ben . Hem okuyup hem nasıl derslere kontrantre olucam? Ya da beni işe alırlarmı her gün gidemem ki? Boş olduğum günler gidebilirim ancak peki böle işler var mı?

Evet var.Üniversite yıllarında okurken de yarı zamanlı olarak çalışabileceğiniz işler mevcut.Bu tarz işlerle derslerinizi aksatmadan ve boş olduğunuz günlerde çalışarak günlük olarak ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.Bu işler genellikle anketör, fuar-tanıtım-kongre-organizasyonlarda host-hostes şeklinde olmakla beraber günlük ortalama 4-5 saat çalışarak paranızı alıyorsunuz. Peki nerden bulabilirim ben bu işleri? Tanımadığım yere gelmişim, kimseyi tanımıyorum, insanlara nasıl güvenebilirim ki? Bu işleri kim ayarlıyor ki ? Bu firmaları bu ilanları nerden bulabilirim ki? 3 Yıl öncesine kadar bu soruların cevabı maalesef yoktu.Ama artık var. Size özel ve tamamen sizi hizmet eden, bu zorluklarınızı gören ve çözüm üretmeye çalışan bir site, unisbul.com.

Part-Time işler de çalışmak kariyerimize ne fayda sağlayabilir ki? Ben ihtiyaçlarımı gidermek, aç kalmamak, kendime harçlık yapmak için zorunlu olarak çalışıyorum zaten diye düşünebilirsiniz doğal olarak. Ancak part-time işlerde çalışmanız da firmalara bir takım bilgiler veriyor.Ne gibi mi?

Kendi Ayakları üzerinde durabiliyor, Mücadeleci, Girişken, Hırslı, Çalışkan vb. gibi bir çok veriyi firmalara vermiş oluyorsunuz istemeden. Ve firmalar da bu özelliklere sahip kişileri bünyelerine katmak istiyorlar.

Evet bu yazımda sadece üniversite yıllarında kariyerinize giden adımları inceledim.Aslında daha bir çok madde sayılabilir ancak benim özellikle tavsiye ettiğim ve başarıya giden adımlar olarak önemini hissettiklerim bunlar.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Uğur AKKUŞ
Unisbul.com Kurucu Ortağı

Bir Cevap Yazın