İşe Alımlar Tanıdık Vasıtasıyla Olur: Torpilsiz Olmuyor Diyenlere

Evet doğru.

Tanıdığınız varsa işi almanız daha kolay olabilir bazen.

Gerek şart değil elbette.

Tanıdığı olmayan bir dolu insan iş buluyor.   Diyeceksiniz ki ama haksız bir şekilde bu kişiler iş buluyor yada yükseliyor.  Bazen oluyordur elbette.  Haksız yere yaşanan çok şey var şu dünyada. Hepsine kafamızı taksak pek de düzgün bir hayat yaşayamazdık sanırım.

Tanıdığınızın olması işi kapmanıza yeterli değil. Tanıdığınızın sizi kolaylıkla refere edebileceği bir insan mısınız örneğin? Profesyoneller bir kişi hakkında tavsiye vereceği zaman dikkatlidirler. İşe uygun olmayan insanı tavsiye etmek profesyonel bir kişinin ismini zedeler. Bu konunun üzerinde durmakta daha çok fayda var.

Üst düzey yöneticiler bazen elleriyle ‘oturturlar’ torpillileri.  Hem yeteneği yoktur, hem tecrübesi yoktur, hem de doğru insan değildir ama yukardan zembille inerler.

Böylesi de yaşanıyor.

Hem de yüzyıllardır.

İş bulamıyorsanız, torpili olanların suçu ne? Madem bu torpil işe yarıyor, siz de kendinize torpil bulmaya bakın. Özellikle yetenekli, başarılı ya da tecrübeli biri olduğunuza inanıyorsanız belki de tek eksiğiniz insan tanımamaktır. Öyle değil mi? O zaman çevrenizi genişletin. ‘Ne bildiğinden çok kimi tanıdığın önemli’ sözü sadece Türklere has değil çünkü. Bu bir dünya geleneği…

Çevreni Genişlet demesi kolay.

Biliyorum.

Bildiğim diğer bir şey denemesinin de kolay olduğu.

Eski dille torpil bulmanın modern deyişiyle network yapmanın işte size 3 yolu:

Üniversite yıllarınızı staj yaparak geçirin. Şirketlerin içine girin. Havasını koklayın. Yöneticileriyle tanışın. Stajınız bitince de iletişimi kopartmayın. Kendinizi sürekli hatırlatın. Onlar size geri cevap yazmasa dahi siz her yıl mesajınızı, yılbaşı kartınızı yollamayı ihmal etmeyin.

Sizi siz yapan öykünün ne olduğunu bulun. Profesyonel ortamlara katıldığınızda kendinizi tanıtmanız gerekir. Profesyonel kişilere kendinizi ‘enteresan’ ve ‘dinlemeye değer’ bir kişi olarak tanıtabilmelisiniz. Ne iş yaparsınız dediklerinde vereceğiniz cevap ‘Mühendisim’ oluyorsa bir daha düşünün. Tonlarca mühendisi olan memleketimde siz de sadece bunlardan birisiniz öyleyse. Öyle misiniz? Değilseniz -ki cevabınızın bu olması gerekiyor- o zaman düşünme zamanı. Bu kendinizi tanımanız açısından çok faydalı bir egzersiz. Bu şekilde sadece profesyonel ortamlarda değil sosyal ortamlarda da neyi nasıl söyleyip ve en önemlisi ne zaman susmanız gerektiğini de öğrenmiş olursunuz.

Annenizi, Babanızı ve akrabalarınızı işin içine sokun. Sorun tanıdıkları, iş bulmanızda yardımcı olabilecek bildikleri kişiler var mı? Varsa sizi tanıştırmasını isteyin. İş harici farklı bir ortamda tavsiye almak, bilgi ve tecrübelerinden yararlanmak için bir araya gelin önce. Daha sonra bu kişiden yardım isteyip istemeyeceğinize kendiniz karar verin. Eski usul bu diye baştan çizmeyin üstünü. Torpil de oldukça eski bir usul.

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Yeni nesil profesyonellerin birçoğu açık pozisyon olduğu zaman tanıdık vasıtasıyla gelmiş CV’lerden hiç ama hiç hoşlanmıyor. Böyle bir yöneticiye rastlarsanız bu sefer de torpiliniz var diye iş görüşmesine çağrılmama ihtimaliniz var. Seçim ve karar sizin.

Linkedin kullanın. İnsan tanımaya başladıktan sonra kullanacağınız online network sitelerinin faydası büyük. Linkedin sizin ‘torpil’ aradığınız yağlı ballı kesimi arasında bulunduruyor. Elbette bu platformu kullanabilmek için ilk önce networkünüzün olması şart! Zaman iş arama zamanı olduğunda ise LinkedIn’deki kontaklarınızın dostlarına, tanıdıklarına bakıp networkünüzün ne kadar da geniş olduğunu gözlerinizle görebilirsiniz. LinkedIn kullanmak için İngilizce gerekiyor ve bilmiyorsanız, zaten bu devirde kariyer imkanınız oldukça kısıtlanıyor. (Üst düzey bir torpile gerçekten ihtiyacınız olabilir bu durumda). Örneğin Headhunter şirketleri LinkedIn ile araştırma yapıyor, eleman arıyor. Siz hala bu ortamda yok musunuz?

http://kariyeryolculugu.com

Bir Cevap Yazın