Networking mi Torpil mi ?

Söz konusu torpil olunca uzun uzadıya sitemler, öfkeler, kızgınlıklar yükseliyor.

Arkadaşlarıyla aynı sene mezun olan ve onların işe girdiklerini duydukça küplere bilen, üzülen ve sitemde bulunan genç üniversiteli işsizler acaba haksız olabilir mi ?

“Torpili var abi onun, torpille girdi oraya ” sözlerini sürekli tekrarlayan ve bu şekilde kendini inandıran, bunu kanıksamış üniversiteli işsizler, SİLKELENİN biraz.

Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş arkadaşlar. Toplumumuzdan mı kaynaklı bilmiyorum ama nedense başkalarının başarılarını hep kıskanır dururuz. Kıskanmak bir yana o kişiye gün geçtikce artan bir öfke de besliyoruz kimi zaman. Hiç bir zaman o kişinin oraya nasıl ve ne zorluklarla geldiğini bilmiyoruz, bilmemize de gerek yok  değil mi ?  Şimdi o zengin biz değiliz, ona herkes saygı gösteriyor beni adam yerine sayan yok ya önemli olan o, bana ne oraya nasıl geldiyse geldi.

Şimdi   ” bana ne oraya nasıl geldiyse geldi ” düşüncesini biraz detaylandırarak,  oraya nasıl geldi sorusuna cevap bulmaya çalışacağız.

Networking ve Torpil kavramları Satış ve Pazarlama kavramları gibi birbirine çok yakın ve çoğunlukla aynı sanılan iki kavram. İsterseniz önce bu iki kavramı biraz daha detaylı tanıyalım ve daha sonra “Torpil mi networking mi” sorusunun cevabına siz karar verin.

Bu konuda Business Networking Akademi kurucusu ve bu alanda uzman Ertuğrul Belen ile bu soruya cevap bulmaya çalıştık.

Dünyada gerçekleşen tüm ticari hacmin %65’inin referanslarla, yani doğru kişiye kendinizi ve ürününüzü doğru tanıtarak gerçekleştiği bir ortamda, Türkiye’de Torpil ve Networking arasındaki farkı artık netleştirmek gerekmektedir.

Bir işe alım sürecini değerlendirelim:

Senaryo 1: Firmanızdaki açık bir pozisyona başvuran kişi sizi tanıyordur. Doğru zamanda doğru kişiyi tanıdığı için (yani bu örnekte siz!) referansınız ve yönetime önerinizle öncelikli görüşmeye çağrılıyordur.  Yetkinliği yoktur ve pozisyonun performansını işe başladığı ilk an itibariyle düşürecektir. Ancak yine de sizin ittirmenizle işe alınmıştır.  Bu Torpil’dir!

Türk Dil Kurumu http://www.tdk.gov.tr/ ‘dan torpil kelimesinin sözlük anlamına baktığınızda:

“…2. mec. Bir kimseyi kayırıcı, arka:…”
tanımıyla karşılaşıyorsunuz.  Bir de, en az tanım kadar önemli, cümle içinde kelime kullanımını buluyorsunuz:

“…§ ama atölyeler pis, üretim düşük, kalite fena, rüşvet almış yürümüş, önüne gelen torpil yapıyor.” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 32…”

Bu örnekte de aynı senaryoyla karşılaşıyorsunuz!  Torpil kelimesi, bir işin hakkını kalite, kapsam ,etik gibi değerlerle gerçekleştiremeyen biri ya da bir grubun, bir şekilde yine de kazanç sağlamasını temsil ediyor.

Senaryo 2: Firmanızdaki açık bir pozisyona başvuran kişi sizi tanıyordur. Doğru zamanda doğru kişiyi tanıdığı için (yani bu örnekte siz!) referansınız ve yönetime önerinizle öncelikli görüşmeye çağrılıyordur(bu noktaya kadar Senaryo 1=Senaryo 2). Yetkinliği vardır ve pozisyonun performansını ya olması gerektiği gibi devam ettirecek ya da yükseltecektir. Ve işe sizin ittirmeniz ya da genel kabulle alınmıştır. Bu Networking’in gücüdür!  (artık Senaryo 1 ≠ Senaryo 2).

Özellikle 1980’li senelerde A.B.D’de gündem olan Networking kavramı, türkçede genellikle iş veya sosyal ağ anlamında kullanılmaktadır.

Networking’i temsil eden simge örümcek ağıdır. Bu benzetme, ağın üzerindeki herhangi bir noktaya ulaşmak için alternatif yolların olduğunu simgeler. Aynı referans ve tanıdık aracılığıyla gerçekleşen ilişki ve işler gibi…

Ürün ya da sunduğunuz hizmeti (iş görüşmelerinde adayın kendisi!) alabilecek nihai kişiyi tanımayabilirsiniz. Ancak, iş ağınızda size güvenen ve iyi tanıyan (püf nokta!) referansınız aracılığıyla o kişiye ulaştığınızda, Amerikan SME kurumunun araştırmalarına göre başarı ihtimalinizi %63 artıyor.

Peki, referansların önemini pekiştirmişken bir başka örnekle Torpil ve Networking arasındaki keskin çizgiye bakalım:

İhaleye* çıkmayan bir proje gündemdedir.
Siz, sektörünüzdeki kimsenin bu projeden haberi dahi olmadan, teklifi değerlendirecek ve hatta son kararı verecek kişileri kendi networkunuz ya da yakın çevrenizden tanıyor ve onlara ulaşıyorsunuzdur. Belki bu süreçte firma sembolik olarak iki teklif daha piyasadan alıyordur (birçok firma her satınalma için minimum üç teklif alınması özelliğini gözetir).  Projeyi siz kazanıyorsunuz ve başarıyla tamamlayıp teslim ediyorsunuzdur.

Bu Torpil midir? Yoksa Networking mi? Elbette Networking!

Peki eğer başarısız olsaydınız? Torpil mi? Networking mi?

Cevap: Hiçbiri. Yanlış karar!  Bu proje bir ihale olmadığı sürece, Networking gücünüzü kullandınız. Doğru kişiye doğru zamanda ulaştınız. İkna ettiniz. Ama başaramadınız.

Ama unutmayın ki…
Networking etkin kullanıldığında katlanarak artacak bir değer, yanlış kullanıldığındaysa kanınıza girmiş yılan zehri gibi networkunuze hızla yayılan bir reputasyon/itibar riski oluverir…

Bir dahaki sefere bir atamayı ya da proje kazanımını hiç düşünmeden “kesin torpildir!” diye etiketlemeden önce, kendi networking gücünüzü gözden geçirin.

* İhaleler amacına uygun gerçekleştiğinde herkesin eşit şartlar altında bir projeye teklif vermesini sağlar. Ancak özellikle kamu çalışmaları için uygulanan bu sistem, özel sektör projelerinde yönetimin kararına göre uygulanmayabilir. Bu durumda, Networking, sadece daha önce benzer ihale üzerinde çalışmış kişileri belirleyip, onlarla bir bağ kurarak “nasıl en iyi şekilde hazırlık yapılmalıdır” çalışmasında katma değer sunacaktır.

Unisbul.com olarak üniversitelilerle gerçekleştirdiğimiz “Networking mi Torpil mi” anketimize katılanların %83’ü Networking dedi geri kalan %17  ise torpil cevabını verdi.

Bu yazımızın amacı sızlanıp duran, kendini iş bulan arkadaşlarından daha değersiz gören, hayata karşı bakış açısı karamsar binlerce işsiz üniversitelinin artık harakete geçmesi için yazılmıştır. Zaman sızlanma zamanı değil, zaman doğru düşünme, düşündüğünü harakete geçirme  zamanı. Radarlarınız her daim açık olsun arkadaşlar.

Uğur AKKUŞ
http://twitter.com/ugurakkus

Bir Cevap Yazın